MÜMİNLERİN ANNESİ HZ. HATİCE

'Dört hanımın faziletleri, dünyadaki bütün kadınların faziletlerinden daha üstündür' buyrulmuş. O kadınlar; Meryem Bint-i İmran, Firavun'un karısı Asiye, Hatice bint-i Huveyled ve Fatma bint-i Muhammed"

16 Şubat 2009 Pazartesi 21:26 < KADIN-AİLE

'Dört hanımın faziletleri, dünyadaki bütün kadınların faziletlerinden daha üstündür' buyrulmuş. O kadınlar; Meryem Bint-i İmran, Firavun'un karısı Asiye, Hatice bint-i Huveyled ve Fatma bint-i Muhammed"

Hz. Hatice, etraflıca bir araştırma daha yapar. Kendilerinde evlenme arzusu baş gösterince Nefise isminde cariyesi ile haber gönderip, isteğini iletir. Alınan cevap üzerine haberi amcası Amr İbn-i Esed'e ulaştırır. Babası Ficar savaşında ölmüş bulunan Hz. Hatice'nin velisi bu amcasıydı ve onun işlerini de o görürdü. Resul-i Ekrem (sav) amcası Ebu Talib ve Amr İbni-i Esed her iki ailenin ileri gelenlerindendi. Aileler o zamanın örf ve adetleri gereğince  Hz. Hatice'nin evinde toplanır. Nikâhı Ebu Talib kıyar. Mehir olarak 500 altın mehir tespit edilir ve nikâh kıyılır. Nikâh kıyıldığında Hz. Hatice 40, Resulullah 25 yaşındadır.

İslamiyet

Allah Resulüne ilk vahiy nazil olduğu zaman, Efendimiz korku ve titremeyle gelip  durumu Hz. Hatice'ye anlatır. Hz. Hatice: "Sen doğru konuşursun, sılayı rahmi  gözeten kimsesin, emanete dikkat edersin, misafirperversin, halkın sıkıntılı ve üzüntülü  zamanlarında yardıma koşarsın, Hak  Teâlâ seni  yalnız bırakmayacaktır" der.

Hz. Hatice (ra), amcası Veraka İbn-i Nevfel'e gider, meseleyi  anlatır. Devrin meşhur Hıristiyan âlimlerinden olan Veraka anlatılanları dinledikten sonra şöyle der:

"İşte bu Musa'ya görünen husustur ki, şimdi de bunda zuhur etmiştir.

Keşke  benim kudretim ve imkânım olsa da O kavminin arasında ortaya çıktığı zaman kendisinin yardımına yetişebilsem. Keşke imkân olsa da sizin kavminiz onu yerinden ettikleri zaman kendisine yardım edebilsem"

Veraka bu sözleri söyledikten kısa bir zaman süre sonra vefat eder. Resulullah'ın uzun bir müddet yardımcısı Hz. Hatice (ra) olur. Derdini yalnız o dinler. Birlikte gizli  gizli  ibadet ederler. Bütün imkânını ona sunar, eline koluna kuvvet olur.

Sevgisi

Böyle bir bağlılıkla kocasına yönelen bir kadın elbette ki onun rızasını alıp, ona itaat eder, onun rahat etmesini, huzura kavuşmasını düşünür. Bu bir yana Hz. Hatice (ra) öyle bir kadındı ki, dirayeti, zekâsı ve aklı ile kocasına karşı yönelen her türlü  fenalığın önüne geçmesini  bilmiş, kocasına muhalif bulunan müşriklere hadlerini bildirip, Efendimizi onların şerrinden korumayı başarmıştı. Vefatından sonra bile Resulullah  daima onu övgüyle anardı. Bu konuda Hz. Aişe (ra) şöyle der: "Hz. Hatice'ye ne kadar gıpta ederim. Başka hiç bir kadına gıpta etmem. Bir gün Resulullah'ın yanında Hz. Hatice'den bahis geçmişti. Bu benim damarıma dokundu. Döndüm dedim  ki, o yaşlı bir kadındı. Şimdi Hak Teâlâ sana daha iyisini ve daha güzelini vermiştir. Resulullah bu sözü  duyunca  kederlendi hatta kızdı. Kızgınlıktan tüylerinin diken diken olduğunu hissettim. Şöyle buyurdular: 'Yemin ederim ki  böyle değil. Ben ondan daha iyi bir kadına kavuşmadım. O iman biri idi. Onun iman getirdiği zaman halk bütün bütün kâfirdi. O beni kabul etti, beni teşvik etti, kendi  malı ve serveti ile bana yardım etti. Diğer karılarımdan çocuğum olmadığı halde  Hak Teâlâ bana ondan evlat verdi"

Peygamberimiz Hz. Hatice hayatta iken bir başka hanım ile evlenmemişti.

Hz. Hatice, Kureyş kavminden Huveylid isimli babanın kızı idi. Annesinin adı ise Fatıma idi. Baba ve anne tarafından soyu Peygamberin soyu ile birleşmektedir

Hz. Hatice, önceki eşlerinin ölümü üzerine dul kalmış, ticaretle uğraşan, zengin, haysiyetli ve şerefli bir kadındı. Ücretle tuttuğu adamlarla Şam'a ticaret kervanları düzenlerdi. Bu adamlar onun işlerini idare eder ve ticaretini yürütürlerdi. Kendisine bol dünya malı verilmişti ancak yaşadığı sıkıntılar, onu hayattan fazlasıyla soğutmuştu. O sıralar, Efendimiz (sav)'e peygamberlik vazifesi verilmiş değil idi. Efendimizin temiz ahlakı, namus ve haysiyeti herkesin dilinde idi. Kendisine 'Emin' lakabı verilmişti. Hz. Hatice, bütün bu özelliklerini hesaba katarak, kendi ticari işlerini yürütmesi için Efendimize haber gönderir.

Peygamberimiz (sav), Hz. Hatice'nin teklifini kabul eder. Kervanı kurup, Basra tarafına doğru yola çıkar. Kısa zamanda mallarını çok iyi fiyata satar. Mekke'ye dönüp hesabı verdiğinde, Hz. Hatice memnun olur ve söz verdiğinin iki katı ücret verir. Bir dönem, Efendimiz (sav), Hz. Hatice validemizin için ticari işlerini yürütür.

Evlatları ve Vefatı

Hazret-i Hatice birbiri ardına üç kere evlenmek zorunda kalmış.  Resul-i Ekrem dördüncü  beyleri olmuştu. Bu evliliklerinden aşağıdaki  çocukları doğmuştu:

1. Ebu Hale'den Hind isimli erkek çocuğu.

2. Atik'den yine Hind isimli kız çocuğu

3. Sayfi'den Muhammed isimli erkek çocuğu.

Hz. Hatice'nin iki  çocuğunun isminin de Hind olmasına binaen künyesi de Ümm-i Hind olmuştur. Resul-i Ekrem (sav)'dan da Kasım ve Abdullah isimli  iki  oğulları olmuştur. Lakapları Tahir ve Tayyib idi ikisi de İslam devrinde dünyaya gelmişlerdi.  Dört kızının isimleri de; Zeyneb, Rukayye, Ümm-ü Gülsüm ve Fatıma (ra)'dır. Kızların hepsi de İslamiyet'ten önce doğmuşlardır. Erkek evladı Kasım emekleme devrinden kurtulmuş  yürürken vefat etmiştir. Abdullah ise daha küçük yaşında vefat etti.

Vefatı:

Hz. Hatice Resulullah (sav) ile nikâhlandıktan sonra 24 sene bir arada yaşadı. Nübüvvetin sekizinci senesi, Hicretten üç sen önce, Ramazan ayının başında vefat etti. O zaman daha namaz farz olmamıştı. Kendisine Cenaze namazı kılınmamıştır. Kabri, Haccun mezarlığındadır.

Ahlak ve adetleri

Evlatlarına karşı çok şefkatli idi. Ev işlerini  de hakkiyle bilen bir hanımdı. Peygamberimize karşı büyük hürmeti  ve sevgisi vardı. Hem peygamberliğinden önce hem sonrasında Resulullah ne buyurursa itiraz etmeden kabul ederdi.

Dört büyük hanımdan birisi

Hz. Ebu Hureyre (ra) rivayetiyle, Allah Resulü buyurdu ki: "Dört hatunun faziletleri bütün dünya hatunlarının faziletlerinden üstündür. Meryem Bint-i İmran, Firavun'un karısı Asiye, Hatice bint-i Huveyled ve Fatma bint-i Muhammed"

Bir ara Hz. Hatice Resulullah'ı aramak için dışarıya çıkmıştı. O sıra bütün Araplar Efendimize düşmandılar. Cebrail, kendine bir adam kıyafetinde görünür. Acaba bu adam düşman mıdır, değil midir diye Peygamberimizi ona sormaktan çekinir. Eve döndüğünde, Resulullah dönmüştür, olayı anlatır. Efendimiz buyururlar: "Senin gördüğün ve beni sormak istediğin o zatın kim olduğunu biliyor musun? O Cebrail Aleyhisselam idi. Bana dönüp onun selamını sana bildirmemi  söyledi ki, cennette senin için incilerden yapılmış  bir bina hazırlanmıştır. Tabii orada böyle üzüntülü, sıkıntılı ve zahmetli külfetli  şeyler bulunmayacaktır"
 
 
www.haber5.com
 
 
 
 
Bu bölüm El-aziz Kadınlar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin katkılarıyla hazırlanmıştır.

[email protected]


 
YORUM EKLE
    YORUMLAR
DÖVİZ KURLARI
USD 8.7024     EURO 10.3111     IMKB 1383     ALTIN 491,064    
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 03:05
Güneş 04:55
Öğle 12:32
İkindi 16:27
Akşam 19:59
Yatsı 21:41