Spor Editör

[email protected] 22 Aralık 2015 Salı 00:52 DİĞER KÖŞE YAZILARI

AYNI NAKARAT, AYNI SERENAT, AYNI İNAT!


Son haftalarda tökezleyen ve peş peşe puan kayıpları yaşayan rakiplerini sollayan Vartaş Elazığspor bu haftayı da zirvede tamamladı.

Geçen hafta Karabük galibiyetiyle liderlik koltuğuna oturan Gakgolar bu hafta Şanlıurfa deplasmanında puan kaybetmesine rağmen yine rakiplerinin ikramıyla koltuğunu korumuş oldu.

Mucize mi, şans mı, nasip mi ne derseniz deyin…

Bu güne kadar “Bir lokma bir hırka” misali ellerine geçen primlerle evlerine ekmek götürmeye çalışan futbolcularımıza Allah yardımını esirgemedi ve böyle bir başarıyı nasip etti.

Çektikleri sıkıntılara rağmen sahada alın terlerini sonuna kadar dökerek Bordo Beyazlı taraftara bu gururu yaşatan futbolcularımızı ve teknik heyetimizi tebrik ediyoruz.

Bu yazıda Şanlıurfa maçına yönelik teknik-taktik eleştirileriler yapmak istemiyoruz…

Bu takımın ikinci yarıda neye ihtiyacı olduğu da zaten futboldan anlayan herkesin malumu, o yüzden bu konuya da girmek istemiyoruz.

Çünkü bıçağın kemiğe dayandığı ve sabır taşlarının da çatlamaya başladığı bir ortam ve zaman diliminden geçiyoruz.

9 futbolcunun cesaret gösterip geleceklerini kurtarmak adına TFF’ye başvurmamasının ardından geriye kalan diğer futbolcular ile birlikte teknik direktör İbrahim Üzülmez’de zaman vererek yaşanacak gelişmelere göre hareket edeceklerini beyan ettiler.

Tıpkı geçen sezon olduğu gibi sahada başarılı neticeler alarak görevlerini yerine getiren teknik heyet ve futbolcular yine kendilerini aşan sorunlarla yüz yüze kaldılar.

4 yılı aşkın bir süredir kulübü tek başına yöneten ancak bugüne kadar hiçbir dönemde mali durumu iyi idare edemeyen Selçuk Öztürk Yönetimi kulübü yine mali darboğaza sokmuş bulunuyor.

Kulübün iç yüzünü ve nasıl yönetildiğinden haberi olmadığı belli olan İbrahim Hoca dilinin vardığı kadar durumu izah edip görevi olmadığı halde yardım çağrılarında bulunuyor.

Yıllardır elindeki imkânları iyi kullanamayan ve kulübe disiplinli bir ekonomik düzen kuramayanlar her zaman yaptıkları gibi belli yerlerden belli destekler talep edip duruyorlar.
Yani hep aynı nakarat, aynı serenat ve aynı inat!..

Yanlış yönetim anlayışı, yanlış menajer tercihleri, yanlış transferler ve tabi ki yanlış işletme mantığı 48 yıllık kulübü bir kez daha derin bir maddi krize sokmuş bulunuyor.

Büyük meblağlara ulaştığı tahmin edilen borç miktarının bilinmediği bir ortamda bundan kurtuluş nasıl olacak bilen yok.

Şu ana kadar gelen yardımlar ise acilen ödenmesi gereken borcun yanında devede kulak bile değil.

*****

Kasımpaşa ve Akhisar’la birlikte Süper Lige çıkan Elazığspor ligden düşmekle kalmadı hala düşkünleri oynamaya devam ediyor.

Peki Neden!

Çünkü onlar her sezon ortalama 25-30 transfer yapmadılar.

Çünkü onlar kulüplerinin paralarını menajerlere yedirmediler.

Çünkü onlar 4 sezonda 8 hoca değiştirmediler.

Çünkü onlar kulüplerini acemi ocağına çevirmediler.

Çünkü onlar kovdukları insanları koltuğunun dibinde gezdirmdiler.

Çünkü onlar menajer vasıtasıyla teknik direktöre baskı kurup bazı futbolcularının ipini çekip bazılarını parlatmaya yeltenmediler.

Çünkü onlar tokmağı birinin davulu başkasının boynuna geçirip yanlış faturalar kesmediler.


Çünkü onlar altyapılarına sırt dönüp kiralık oyuncu devşirmediler.

Çünkü onlar istediğimi getirip istemediğimi gönderirim demediler.

Çünkü onlar resmi evrak işlerini kulak ardı etmediler.

Çünkü onlar ucuz kadrolar kurup şampiyonluk beklemediler.

Çünkü onlar ayaklarını yorganlarına göre uzatıp kul hakkına girmediler.

Çünkü onlar siyasilerine, bürokratlarına, zenginlerine güvensizlik vermediler.

Çünkü onlar ellerine geçen imkânları çar-çur etmediler.

Çünkü onlar blöf istifalarla kamuoyunun desteğini alıp maddi destek bulma arayışlarına girmediler.

Çünkü onlar 4 ay kulüplerini terk edip son dakikada gelerek "Tarzımızı değiştirdik, yeni bir sayfa açıyoruz!" demediler.

Çünkü onlar dipsiz kuyular kazıp kamu malı arsalara göz dikmediler.

Çünkü onlar şeffaflık sözleri verip sonra kalın perdeler çekmediler.

Çünkü onlar nimeti yiyip külfeti başkalarına havale etmediler.

Çünkü onlar eleştirenleri İrlanda’lı ilan edip küstürmediler.

Çünkü onlar bir siyasete bir başkanlığa heves etmediler.

Çünkü onlar önce kılıç çektikleriyle sonra oturup çay içmediler.

Çünkü onlar ben yoksam kimseye de yar etmem demediler.

Çünkü onlar kayyumla-temlikle tehdit edip alacağımı alırım demediler...

Eh, onlar erdi muradına, biz ise bakıyoruz hala onun bunun avucuna!

*****

İşte özetle durum bu…

Neden Elazığlılar maddi yardımda veya manevi destekte bulunmuyor, neden sözler tutulmuyor, neden taraftarlar stada gelmiyor gibi soruların cevabı yukarıdaki gerçeklerde saklı.

Birilerinin şimdi şapkasını önünü koyup iyi bir düşünmesi ve karar vermesi lazım.

Transfer tahtasından açılmasından önce bu kulübün geleceğinin kararmaması adına artık inadı bırakıp net bir hesabın çıkarılmasının vakti geldi ve geçiyor.

Bu kulübü ve şehri çok sevdiklerini söyleyen ve hesap vermekten korkmayanların bu iyiliği şehrin tek vitrini ve marka değeri olan bu kulübe karşı yapmaları o kadar zor olmasa gerek!

Çünkü artık bu saatten sonra gelecek 300-500 Bin parayla bu çarkın döndürülmesi de mümkün gözükmüyor.


Haydi daha büyük paralar geldi ve işler şimdilik yoluna girdi diyelim!

Peki huylu huyundan vazgeçer mi!

Geçmez, çünkü bu usul artık yol oldu yol!


Belki birkaç ay, bilemedin seneye Elazığ halkı yine aynı senaryoları izlemeye devam eder...

 
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • Raif KAYA - 24 Aralık 2015 Perşembe 15:50
    Söylenenlerin, yazılan çizilenlerin bir cümlelik özeti; "Hiç kimse bu yönetime güvenmiyor". Her talip Kulübü bana verin gerisine karışmayın deyip, başkan oluyor. Sezon bitmeden Vay anam feryatları kopuyor. Bir talipli daha çıkıyor, Ben kulübü kurda kuşa yedirtmem deyip işe devam. Tek çare Tüzük değişikliği yaparak yönetimin hesap verme mekanizmasının geliştirmek ve şeffaflaştırmaktır. Yoksa bu idarecilik Türk dizisi gibi devam eder gider ve hiç bitmez..
  • Mert Kanmaz - 23 Aralık 2015 Çarşamba 12:08
    Bana Bak!..
    Canlı yayında başkan Öztürk bu kelimeyi tam 15 kez kullandı. Bir mafya edası var adamda ama dilenci zavallılığı da. Biraz incelersen sahip çıkmaktan ziyade yolma ihanetini de görürsün. Daha da iç kısımlara girersen başarıdan ziyade burada ne kadar çok kalırsam o kadar kardayım zihniyetini de. Elazığspora yapılacak en büyük iyilik bu mafya devşirmesini bir an önce başkanlıktan almaktır.
  • sait - 23 Aralık 2015 Çarşamba 11:08
    gerçekten çok net çok güzel açıklama yapmışsınız kaleminize yüreğinize sağlık bunları herkeste biliyor sana çok tşk ederim aslında bunları burda değil de tv de açık oturumda mesela maraton programında siz davet etseler bunları anlatsanız sağır sultanlarda duysa çok güzel olur yinede buradan kalemine döktüğün için tşk ederim kendi adıma
  • hüseyin korkmaz - 22 Aralık 2015 Salı 17:40
    Valla parayı birileri verirse kör nenemde yönetir. hem de daha iyi yönetir. Bu nasıl mantık her sene aynı şeyler oluyor. harcarken kimseyi takmayacaksın sonra battım gelin kurtarın diyeceksin oh ne güzel istanbul. iyi yere dükkan açmışlar valla.
  • hasan çelik - 22 Aralık 2015 Salı 01:45
    Yapılacak yardımların kimin cebine gideceği belli olmadan kimse yardım mardım yapmaz. Yönetim bu güveni çoktan kaybetti. Kimse paralarını çayda toplamıyor. Vali ve Belediye başkanı da milletin parasını niye versin birilerinin cebine gitmesi için. Paran yoksa niye geldin tekrar aday olup oluşturulmuş yönetimin önüne geçtin diye sormazlar mı. adama. Geçen yıl yaşananları kimse unutmadı. Bu kulüp Menejer Emrah'ın dalaverelerine kurban edildi vesselam
DÖVİZ KURLARI
USD 6.7924     EURO 7.4406     IMKB 102649     ALTIN 377,523    
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 03:15
Güneş 04:59
Öğle 12:25
İkindi 16:18
Akşam 19:41
Yatsı 21:17