Spor Editör

[email protected] 22 Kasım 2015 Pazar 01:18 DİĞER KÖŞE YAZILARI

ELAZIĞSPOR’DAN İKİ ÖNEMLİ TAKVİYE!


Süper Lig hedefi ile sezona başlayan Elazığspor’da 11. Hafta sonunda beklenmeyen iki önemli olay yaşandı.

Teknik direktör Bayram Bektaş’la sürpriz bir ayrılık kararı veren Selçuk Öztürk Yönetimi ardından İbrahim Üzülmez ile birlikte ünlü işadamı Erdal Acar’ı transfer etti.

Bayram değil seyran değil ama Beşiktaş’lı Bayram gitti, iki Beşiktaş’lı birden geldi.

Biri taktik biri para verecek…

Yani Elazığspor devre arası gelmeden çok kritik iki takviye birden yapmış oldu!

Siyah-Beyazlı kulüpte yöneticilik yaptığı yıllarda ismi ön plana çıkan ve bu sezon Karşıyaka’ya verdiği büyük maddi destekle adından söz ettiren ünlü işadamı Erdal Acar ile birlikte teknik direktörlük kariyerine Elazığspor’da başlayacak olan İbrahim Üzülmez’in Elazığspor’a ne gibi katkıları olacak sorusu şu an en çok merak edilen konuların başında geliyor tabi.

Başkan Selçuk Öztürk’ün bu hızlı operasyonu Bordo Beyazlı kulübe neler kazandıracak şimdilik muamma.

Bunu zaman gösterecek diyerek her ikisine de başarılar dileyip geçelim.

*****

Eski takım arkadaşı Bayram Hoca’nın koltuğuna oturan İbrahim Üzülmez ilk maçından 3 puanla ayrılarak, kariyerine güzel bir anı ile soyadının aksine üzülmeden başladı.

Elazığ’a gelişinin 8. Gününde ilk kez Atatürk Stadı’nda görücüye çıkan Üzülmez ve ekibi zor bir takımda ve zor bir yönetimle çalışmaya başladığının bilincinde midir şimdilik bilmiyoruz!

Ancak; Son 4 yılda 9 hoca değiştiren bir kulüpte çalışacak olması Üzülmez’in en büyük handikapı gibi görünse de, kendisine yapılan teklife kabulcü bir anlayışla evet dediyse işinin daha da zor olacağını ilk günden söylemiş olalım.

Çünkü bizim başkan ve sağ kolu olacak zat 4 yıla yakın zamandır yürüttükleri bu görevde “dün dündür, bugün bugündür” politikasını kendilerine şiar edinmiş durumdalar.

O yüzden de teknik heyet ve futbolcu geliş gidişlerinin çetelesi bir hayli kabarık.

Kurumsallaşma, istikrarlı kadro, şeffaf mali bilanço v.s konularda tek kişinin inisiyatifiyle yol alan bu kulüpte çalışmanın ve futbol oynamanın zorluğunu buraya gelip gidenler çok daha iyi bilirler.

Herhangi bir strateji ve planı olmadan sadece günü kurtararak 48 yaşını gerine bırakan bu kulüp 2000 yılından sonra ikisi Süper Lig, biri PTT 1. Lig olmak üzere elde edilmiş 3 şampiyonluğa rağmen hala altyapısını oluşturmadığı, istikrarlı bir ekip kurup arkasında duramadığı için sırtına yüklendiği büyük borç altında yol almaya çalışıyor.

Sezon başında dümene geçirdiği teknik adamla sezon sonunu getirdiği yalnızca 2 sezon olan bir kulübün ortalama her sezon 25-30 arasında transfer yaparak kalıcı başarılar elde etmesi de mümkün değil zaten…

İşte o yüzden öncekiler gibi Sayın Üzülmez’in de tek başına vereceği katkı çok kısıtlı ve geçici olmaya mahkûm!

Tabi ki Elazığspor kendisi için iyi bir sıçrama tahtası olabilir belki. Ne de olsa Okan Buruk, Bayram Bektaş gibi hocaları Türk futboluna kazandırmış bir kulüp burası. Sayın Başkan’ın bunlardan “yetiştirme bedeli” alması da lazım aslında. Kulüp için hiç yoktan iyi bir gelir kaynağı olur yani!

Bu durum daha ne kadar devam eder bilinmez ama görünen köyün klavuza ihtiyacı olmadığı belli.

İbrahim Hoca eldeki kadroya razı olarak gelmiş ise mesele yok ancak, Erdal Abi’den para çıkmaz ise Elazığspor’un ara transferde yasakla karşı karşıya kalma ihtimali de var.

Dolayısıyla Üzülmez “Mevcut kadroyu ben kurmadım” diyerek kendini savunabilecek bir konumda.

Gerçi bunun ne önem mi var ki!

Şimdiye kadar verilen sözlerin mazisi hiç hoş değil. Bunu en çok dile getiren de Başkan’ın bizzat kendisi. Yeni umut Elazığ’lı olmayan Erdal Acar’ın bu geleneği bozmasında.

İnşallah bozulur ve herkes rahat bir nefes alır!

*****

Dün oynan 1461 maçını da kısaca değerlendirecek olursak;

Zirveye oynayan bir takımın kaybetmeye artık tahammülünün kalmadığı bir maç oynandı Atatürk Stadı’nda.

Kan değişikliğinin tıkanan damarları nasıl açacağı merak konusuydu elbette.

Lige verilen 15 günlük arada ve bu maça 10 gün varken takımın başına geçmesi İbrahim Üzülmez için önemli bir avantajdı.

En azından eski teknik heyetten bakiye kalmış birilerinin tavsiyeleri kadar kendi gözlemlerini de yapma fırsatı vardı Sayın Üzülmez’in…

Kan değişikliğinin kısa zamanda başarılı olması ve köklü bir rotasyon beklenmiyordu kendisinden.

Dolayısıyla 10 günlük inceleme ve analizlerin ardından tavsiyeleri de dikkate alarak 1461 karşısına süreceği 11’i tahmin etmek zor değildi.

Öyle de oldu. Sayın Üzülmez kadroda Ümit Tütünci ve Halil Akbunar sürprizi yaparken, spor kamuoyunun ortak muhtemel 11’inde bulunan Murat Kayalı’yı 18’e bile almaması ise akıllara bu sefer başka sorular getirse de şimdilik konuyu zamana bırakmak en doğrusu olacak gibi.

İlk maçına çıkan Teknik Direktör İbrahim Üzülmez’in yoğurt yeme tarzına ilişkin ipuçları vereceği karşılaşma alınacak sonuç itibariyle olduğu kadar önümüzdeki haftalar için de çok kritik öneme sahipti.

Kayıpsız geçilecek bu hafta hem takım hem de yeni hoca için çok şeyler ifade ediyordu.

Ancak 1461 maçı gösterdi ki, en azından devre arasına kadar Sayın Üzülmez Bektaş’ın takımı ile devam edecek.

Basın toplantısında kendisine bir gazeteci arkadaşımızın yönelttiği "Yedek kulübenizde ön libero orjinli bir oyuncunuz yok. Bayram hoca da bu sorunu çözememişti, siz ne yapacaksınız. Muhammed Ali, Çağrı ve Kayalı neredeler?" sorusuna Üzülmez’in verdiği cevap: "Zamana ihtiyacım var takımı henüz tanımıyorum…" olması 1461 maçı kadrosunu kendisinin kurmadığını ortaya koymuştu.


Defans 4’lüsünde Murat Akyüz, Onur Güney, Mehmet Yiğit ve Kemal Tokak’ı bozmayan Üzülmez orta alanda Prince Segbefia, Hamıdou Traore ve Cleyton üçlüsünü Bayram Bektaş’tan daha farklı bir görevle sahaya sürdü.

Kanatlarda Halil ile Tom’a görev veren Üzülmez golcü olarak Ümit Tütünci’ye şans verdi.

Verilen bu şansı iyi değerlendiren Ümit 2 gole imza atarak öne çıkan isim oldu. Ancak iki golünde golcü bir kimlikle değil şansına atılmış goller olması dikkatlerden kaçmamalı.

Rakibin güç ve kondisyonunun yanısıra yaptığı hatalar Bordo Beyazlılar’ın işini kolaylaştırmış olsa da, 3 puanı getiren en önemli unsur, sahada takım hüviyetine bürünmüş, mücadele eden, birbirlerinin açığını kapatmaya çalışan oyun anlayışıydı diyebiliriz.

Üzülmez kendi karakteri olan mücadeleci ruhu daha ilk maçta empoze etmeye başlamış olacak ki, önceki maçlara oranla daha istekli ve koşan bir takım izledik.

Orta sahanın dinamo gibi çalışması, yardımlaşması, ileriye dönük oyun anlayışı rakibi bunaltmaya yetti. Yakalanan fırsatlar iyi değerlendirilse, bitirici vuruşlar yapılabilse çok rahat 4-5 farklı kazanılacak bir maç 2-0 sona erdi.

Rakibin İleri çıkmak için çok istekli olmaması kaleci Serdar başta olmak üzere defansın işini kolaylaştırırken, 1461 Trabzon 90 dakikalık mücadele boyuncu 1-2 pozisyon dışında etkili olamadı.

Futbolda neticeye gitmek için sistem kadar kişisel becerilerinde önemli bir forksiyonu var. Sistem ne kadar başarılı olursa olsun sahadaki oyuncuların beceri veya beceriksizliği neticeye doğrudan etki ediyor. Dolayısıyla kadrodaki becerileri üst sevide olması gereken başta tecrübeliler olmak üzere futbolcular daha fazla sorumluluk almak durumundalar.

Ümit Tütünci'nin kaptan Serdar’ın yokluğunda forma şansı bularak 2 gol atması en azından bundan sonraki maçlar için iyi bir moral olurken, Cleyton ve Tom’un performanslarını biraz daha yükseltmeleri gerekiyor.

Yerinde oynatılan daha doğrusu sahada serbest bir hareket alanı verilen Traore’nin ne kadar faydalı olduğunu maçı izlemiş ise Bayram Bektaş’ta görüp yaptığı hatayı kendi kendine yad etmiştir her halde!

*****

Çiçeği burnunda yeni hocamız İbrahim Üzülmez’in önünde bulunan en önemli konu nedir diye bir soru sorulacaksa eğer bize göre takımda sarsılmış bulunan adalet duygularını tamir etmek, yeni bir forma savaşı için zemin hazırlamaktır.

Eğer bunu başarır ve kenarda köşede paslanmış oyuncuları yeniden bu takıma monte edebilirse bu ekibin bu ligin ağırlığını kaldırabilecek kapasitede olduğu da ortaya çıkmış olacak.

Devre arası düşünülmesi gereken tek transfer ise iyi bir golcü oyuncu bulmak!

Geride kalan bu galibiyeti gözümüzde fazla büyütmeden rakiplerimizden biri olan G. Antep BŞB maçına konsantre olmaya bakmalıyız.

İbrahim Üzülmez’le yapılan güz aşısı ne kadar tutar veya tutmaz bunun sonucunu birkaç hafta sonra görmek mümkün olacak.

İstemeyiz ama eğer aşı tutmaz ise Başkan Öztürk ve akıl hocası büyük sıkıntıya girer.

Bu saatten sonra onlara düşen görev futbolcuların paralarını zamanında ödeyip bu aşıyı iyi muhafaza etmekten ibarettir
. Gerisi Allah KERİM!

İlk maçından 3 puanla ayrılan genç hocamızı tebrik ediyor başarılarının devamını bekliyoruz.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • Suat YENTÜR - 23 Kasım 2015 Pazartesi 13:09
    TAKIM ÖNCEKİ HAFTALARA GÖRE DAHA FAZLA MÜCADELECİYDİ VE OYNADIĞI OYUN GÖZ DOLDURUYORDU. GÖZTEPE'YE DİKKAT BANA GÖRE ŞAMPİYONLUĞUN EN FAVORİLERİNDEN BİRİSİDİR.
DÖVİZ KURLARI
USD 6.7924     EURO 7.4406     IMKB 102649     ALTIN 377,523    
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 03:15
Güneş 04:59
Öğle 12:25
İkindi 16:18
Akşam 19:41
Yatsı 21:17