Spor Editör

[email protected] 27 Ekim 2015 Salı 00:55 DİĞER KÖŞE YAZILARI

KARŞIYAKA YENİLGİSİ BAYRAM BEKTAŞ’IN GÖZÜNÜ AÇAR MI!


Önceki hafta Altınordu’ya yenilip namağlup unvanını ve liderlik şansını kaçıran Elazığspor, bu kez lider olarak çıktığı Atatürk Stadyumu’nda Karşıyaka’ya da mağlup olunca bir hafta oturabildiği liderlik koltuğunu da bırakmak zorunda kaldı...

Böylece; Göztepe ile birlikte İzmir takımlarına karşı 3 maçta tam 8 puan kaybedildi.

3. İzmir seferi öncesinde, 6 maçtır kazanamayan bir rakip karşısında alınacak sonuç sadece Elazığ’da değil, elde edilen başarının tesadüf mü yoksa hak edilen bir başarı mı olduğu tüm spor kamuoyu tarafından merak ediliyordu.

Adam hocaya sormuş: “Hocam ben kaç günde Hacca giderim” Hoca adama bakmış ve: “Ben nereden bileyim” diye cevap vermiş. Adam ısrar edince Hoca: “O zaman kalk yürü bakayım” deyince adam şaşırmış. Tabi hoca hemen cevabı yapıştırmış: “Hele bir yürüyüşünü göreyim de o zaman kaç günde gideceğini sana söyleyeyim…” demiş.

Şimdi bu takımın hedefi Süper Lig olduğuna göre, 9 haftalık yürüyüş bizlere fikir olarak epey bir malzeme vermiş durumda.

Uzun yolun 4’te 1’lik bölümü geride kalırken, kaptan Bayram Bektaş’ın idaresindeki bu kervanın menziline varması için kullandığı pusula ve çizdiği rotanın yanlış olduğu haftalardır zaten eleştiri konusuydu.

Eleştirilerin odağında ise; 13-14 kişilik dar bir kadro ile yola devam edilmesinin yanlışlığı ile birlikte birilerinin baskısı sonucu bir kaç oyuncuya ayrıcalıklı statü tanınması vardı.

Ayrıca kulübede bekleyenlerin takıma gerektiği gibi katkı verememesi, kulübe dışında kalanların küskünlüğü ve bazı mevkilere zoraki monte edilmeye çalışılan oyunculardaki ısrar gibi konular vardı.

Ancak ne kendisi ne de yöneticilerden birisi şimdiye kadar bu eleştirilere zahmet buyurup cevap vermeyi tercih etmediler.

Belki de takımın üst sıralarda bulunması engel oldu bazı şeylerin açıklanmasına.

İş işten geçip kervan kurda kuşa yem olmadan,  herkesin birbirini suçlayıp hesabı başkalarının üzerine yıkmaya çalıştığı günler gelmeden bu yanlış yürüyüşün düzeltilmesi hala mümkün!

Biz baştan söyleyelim de, gerisi kendilerinin bileceği iş tabi…



*****

Bu hatırlatmadan sonra Pazar günkü maçı kısaca değerlendirecek olursak;

Rakip Karşıyaka tabiri caiz ise yaralı aslandı.

Dolayasıyla Elazığspor’un karşısına kötü gidişe dur demek ve yarasını sarmak için çıkacağı belliydi ama hedefi Süper Lig olan Elazığspor’un bir lider gibi oynayıp oynamayacağını kestirmek ise aslında zor değildi.

Çünkü geride kalan 8 haftada oturmuş bir oyun planı, istikrarlı bir kadrosu ve kulübesi oyuna katkı veren bir takım olarak değil, usta ayaklarının sürüklemesiyle buralara kadar gelmiş bir Elazığspor olacaktı yine sahada.

Bayram Hoca yine aynı Bayram Hoca’ydı. Israr ettiği belli isimleri yine ısrar ettiği mevkilerde sahaya sürüp kenardan dua etmekten başka yapacağı bir şey de yoktu.

Eğer ustalar iyi çalışır ve bir şeyler yaparlarsa ne ala, yoksa zaten başka bir kazanma planı yoktu bu takımın.

Haftalardır adama dayalı oyun anlayışını sürdüren Bayram Hoca’nın en çok güvendiği oyuncu olan ve gecikmeli olarak sakatlıktan dönen Tom’un gününde olmayışı bütün planların bozulmasına yetti zaten.

Tom’un dönmesi ile Traore’yi yine ön liberoya çekip Segbefia ile birlikte oyun kurmayı düşünen Bayram Hoca’nın bu planının tutması mümkün değildi.

Bu oyuncuların bu iş için uygun bir altyapıya ve zekaya sahip olmadığını herkes gördü ama tek görmeyen Bayram Hoca'nın inadına bu maçta da devam ettiğini gördük.


Ön liberoda Traore ısrarı galip gelinen haftalarda fazla göze batmıyor olabilir.

Ancak, o bölgede 5 yıllık referansına rağmen Murat Kayalı’nın düşünülmemesi ve dolayısıyla defans-ortasaha ve kanatlar arasında bağlantı kuracak bir beyinden yoksun olarak mücadele eden Elazığspor'un her hafta bir de yabancı kontenjanı sıkıntısı yaşamasına neden oluyor.

*****

Sahaya daha iyi motive olarak çıkan tarafın Karşıyaka olduğu daha ilk dakikalarda kendini gösterdi.

5 dakika süren dengeli oyununun ardından ev sahibi seyircisininde desteğini arkasına alarak üstünlüğü ele almaya başladı.

Baskı kuran Karşıyaka’nın ilk hatasında Traore, Cleyton ve M’buoussy üçlüsü yakaladığı bariz fırsatı değerlendiremeyince ev sahibi oyunu kontrolünde tutmaya devam etti.

Onur Güney’in bindirme yapmak için sık sık ileri çıkmasını keşfeden Kaf-Kaf sağ kanattan ataklarını sıklaştırmaya başladı. Elazığspor kenar yönetimi bunu göremeyince ev sahibinin aradığı golde bu kanattan geldi.

Serkan Kurtuluş’un göstere göstere yaptığı ortayı Necati Ateş 4 kişilik defans bloğuna rağmen göstere göstere kafa ile filelere gönderirken, kucağına gelen topu elinden kaçıran Serdar’ın hatası affedilir gibi değildi.

Tam da düzeldi diye sevindiğimiz kaleci Serdar’ın yine böyle kolay ve basit goller yemesi düşündürücü.

Golden sonra rahatlayan ve dalga dalga gelmeye devam eden Karşıyaka’nın baskısı karşısında defansın çaresizliği, özellikle yan top zaafı bu maçta da devam edince oyunun büyük bölümü Elazığspor sahasında geçmeye başladı.

İlk golü hatalı yiyen Serdar’ın golden 4 dakika sonra Gökhan’ın vuruşunda yaptığı kurtarış farkın bir anda 2’ye çıkmasına mani oldu ama uyuyan takımı uyandırmaya yetmedi.

İkinci yarıya iki takım birbirini yeniden tartarak kontrollü başladı.

İlk yarıdaki tutukluğunu üzerinden atamayan ve doldur boşalt taktiğini değiştirmeyen Elazığspor ilerleyen dakikalarda rakibin oyun planına mahkûm bir görüntü sergilemeye devam etti.

Cleyton’un isteksiz futboluna Tom’un da kötü performansı eklenince Serdar ve M’buoussy’nin ileride topla buluşma şansı kalmadı.

Oyunu okuyup atakları yönlendirmesi gereken Traore, Segbefia ve Cleyton 3’lüsünün hiçbir varlık gösteremediği maçta ilk değişiklik hakkını 55’te M’buoussy’yi kenara alıp Halil’i sahaya sürerek kullanan Bayram Hoca 5 dakika sonra Tom’u alıp Berk’i sahaya sürdü ama gidişatta hiçbir değişiklik olmadı.

Sanki galipmiş gibi geriye yaslanarak rakibin oyun kurmasına izin veren Elazığspor’un 95 dakikalık mücadelesinde akıllarda; ilk yarıda M’boussy, ikinci yarının uzatma dakikalarında Serdar’ın pozisyonu dışında bir şey kalmadı.

Uzatmalarda gol yeme zaafını da gideremeyen Elazığspor 90+5’te bir gol daha yedi ve sonuç olarak liderliği İzmir’de bırakarak döndü.

Maç sonunda “Bu kadar kırılgan bir takım olmamalıyız” diyen Sayın Bektaş’a tavsiyemiz önce dönüp bu takımda bizzat kendisinin kırdığı oyunculara bakmasıdır.

Baksın ki; başarının en önemli faktörlerinden birisi olan takım içi rekabetin önünü açabilsin!

Baksın ki; bu güne kadar adaletle dağıtamadığı bazı formalar içinde içten içe yaşanan kopuşların önünü kesip bu takıma yeni bir heyecan getirebilsin!

Baksın ki; birilerinin kendi istikbal ve çıkarlarından önce kendi kariyerini düşünebilsin!

Hiç arzu etmiyoruz ama yoksa bir hafta oturduğumuz o koltuğa belki bir daha oturmak nasip olmayabilir!  

Umarız bu yenilgi kritik Samsun maçı öncesinde Bayram Hoca’nın gözünü açar.

İzleyip göreceğiz…
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • salim aslan - 29 Ekim 2015 Perşembe 20:46
    Davul Bektaş'ın tokmak başkasının elinde olduğu müddetçe elazığsporun başarılı olması mümkün değil. Adalet tatile çıkmış. şimdilik üst sıralarda olunduğu için fazla bir şey ortaya dökülmüyor. İnşallah böyle devam eder ve kulüp yine bir krizin eşğine glmez.
  • Suat YENTÜR - 27 Ekim 2015 Salı 09:44
    Sn.Bayram BEKTAŞ'ın sahaya çıkarmış olduğu 11 sabaha kadar karşıyaka ile maç yapsalar sonuç yine hüsran olurdu. Galiba Bektaş hocanın TAKINTILARI var. Bu kafa ile gidilirse ilerleyen haftalarda farklı mağlubiyetlerde kaçınılmaz olacaktır. Bu lig Bayram hocaya 1 numara büyük geliyor. Vakit erkenken Bayram hocanın yerine bu ligde kaşarlanmış bir hoca takımın başına derhal getirilmelidir
DÖVİZ KURLARI
USD 6.7924     EURO 7.4406     IMKB 102649     ALTIN 377,523    
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 03:15
Güneş 04:59
Öğle 12:25
İkindi 16:18
Akşam 19:41
Yatsı 21:17