Spor Editör

[email protected] 28 Aralık 2015 Pazartesi 23:24 DİĞER KÖŞE YAZILARI

KRİZLERDEN GEÇİNENLER OLDUĞU MÜDDETÇE ELAZIĞSPOR’DA KRİZLERİN SONU GELMEZ!


 
Bu haftaki köşe yazımıza nasıl ve nereden başlayacağımızı inanın bilemiyoruz.

Çünkü Elazığspor’da yaşananlar gerçekten baş döndürecek cinsten.


5. haftada Malatya derbisinden galibiyetle dönmenin sevincini niçin doya doya yaşayamadıksa, şimdi de ilk yarıyı lider bitirmenin sevincini yaşayamamamızın nedeni de aslında gayet açık...

Geçen hafta olduğu gibi bu haftada maç kritiği yapmak istemiyoruz.
 
Sorun saha içinde değil saha dışında çünkü!


Kısaca hatırlayalım;

Önceki sezon yaşanan istifalar, kayyum meseleleri, teknik heyet-menajer geliş gidişleri ve son anda lige tutunabilen Elazığspor’dan bugünkü Elazığspor’a hızlıca gelecek olursak, şimdilerde ayyuka çıkan krizin aslında Bolu’daki hazırlık kampında başladığını görürüz.

Sezon başında, geçen yılki hatalardan ders çıkardıklarını belirterek en fazla 6-7 transfer yapacaklarını deklere eden Başkan Öztürk ve sağ kolu malum zat el ele verip kampa 20’nin üzerinde futbolcu getirince geçen yıldan alacakları olan oyuncular doğal olarak isyan etti.

Gözlerden uzak Bolu dağlarında hakkını isteyen futbolcuları bir bir kapı önüne koyan Yönetim ucuz ama kaliteli kadro kurma çalışmalarına devam ederek sonunda (denenip gönderilenler hariç) 16 yeni transferle sezona başladı.

Elazığspor’un genel bütçesinin yanında gidenlerin alacakları gibi yapılan yeni transferlerin maliyetleri de sır gibi saklandı.

Fötörü ile poz verip, ligin tozunu attıracak bir kadro kurduğunu ifade eden Başkan, hedefin süper lig olduğunu açıkladı ve kadrosunun 4’te 3 değişmiş Elazığspor genç hocası Bayram Bektaş’la yola koyuldu.

5. haftada Başkan Selçuk Öztürk’ün istifası ve ardından geri dönüşü ayrı bir sır konusu.

Niçin istifa ettiğini ve kimlerden ne söz alarak bu kararından vazgeçtiğini hala bilen yok!

Bu transferlerin yapılmasında başrolü oynayan zat teknik Direktör Bayram Bektaş’ı ablukaya alıp parlatmak istediği futbolcular lehine ağırlık koyunca dengesi bozulan takımda fatura 11. Hafta sonunda saf Bektaş’a kesildi.

Bektaş kimlerin oyununa geldiğini anlamadan timsah gözyaşlarıyla yolcu edildi.

O, kendisine lazım olanı almıştı aslında ve iyi kurtuldu ellerinden.

Ancak şimdi yeni bir acemi bulup işlere uyandırmadan yol alınması gerekiyordu ve hemen bulundu.

O isim Beşiktaş’ın efsane futbolcusu Deli İbo’ydu. O’nun ilk adım için bir acemi ocağına ihtiyacı vardı, gerisi kolaydı.

12. haftaya kadar bir şekilde üstü örtülen sorunlar Urfa maçından sonra cadının bohçası gibi ortaya saçıldı.

Kafadarların estirdiği Erdal Acar fırtınasından Elazığspor'a bir çöp bile düşmedi.

14. hafta öncesinde sabır taşı çatlayan 9 futbolcu tümden ekmeklerinden olmamak adına cesaret gösterip TFF’ye başvurdu.

Kalan futbolcular kulüpte tek tek odaya çağrılıp nasıl ikna edildi bilinmez ama 2 hafta daha kimsenin sesi çıkmadan yol alan Elazığspor’un yeni hocası İbrahim Üzülmez basın sözcülüğü görevi üstlenerek hafif tondan SOS vermeye başladı.

Bu güne kadar kontratlarının karşılığını değil, ellerine geçtiği kadarıyla primlerle evlerine ekmek götürmeye mahkûm edilen futbolcuların homurdanışları kulüp duvarlarını aşıp kamuoyunda konuşulmaya başladı.

Futbolcularının sıkıntısını en yakından bilen İbrahim Üzülmez Urfa maçı sonrası bu kez tehditvari bir açıklama yaparak Adana maçı öncesi yapılacak boykotun haberini verdi.

Ancak nedense birileri çok rahattı.

“4 yılda biz ne krizler atlattık, biz artık kaçın kurasıyız yani,  önce hamdık şimdi piştik. Milletin artık yemediği kriz masalının biraz daha inandırıcı olması ve balonun havalanması için biraz daha duman lazım!”  dercesine beklediler, beklediler, beklediler…

"Takım mucize eseri olsa da lider, birazcık esip gürleme ile tava gelen bir kamuyu da var nasıl olsa."

"Futbolculara gelince onlarda bu saatten sonra bir şey yapamazlar, TFF’ye giden gitti gitmeyenler treni kaçırdı, mecburen burada kalıp dediğimizi yapacaklar. Hakkını isteyenleri devre arasında kovarız, nasıl olsa transfer işini iyi öğrendik yeni garibanlar bulup attırırız imzaları olur biter…”  diye düşündüler belki…

Derken, 3 günlük antreman boykotu başladı. Yereli geçtik, ulusal manşetler lider olan Elazığspor’dan bahsetmedi, sayfalar, linkler patlak veren kriz haberleriyle doldu taştı.

Olsun, eğer hayal edilen büyük paralar gelecekse rezil olmaya değerdi tabi!

İlk çalınan kapı Belediye oldu. Başkan Yanılmaz Kulüp Müdürü ve işçileri de yanına alarak Ziraat Bankası’nda görkemli bir yardım hesabı açtı.

Garip-gureba, simitçi-çaycı, 200-300 kadar da Elazığspor taraftarı koştu cebindekini koydu bu hesaba.

Ancak ozon tabakasının deliği gibi Elazığspor’un deliğini de kapatmak öyle kolay değildi.

Çarşamba, Perşembe son gün Cuma.

Saat 17’ye kadar paralarınız ödenecek sözü verilen futbolcular tesislerde sabırla beklediler ancak “Artık oyuncularımın yüzüne bakacak halim kalmadı” diyen “Deli İbo” lakaplı genç teknik adam Üzülmez'in kafasının tası attı ve istifasını yönetime sundu.

Herkes “Acaba” diye düşünürken, Elazığspor resmi sitesinden Başkan Öztürk’ün gelişmeler ile ilgili basın toplantısı yapacağı ilan edildi.

Başkan Selçuk Öztürk 1 gün sonra yani Cumartesi günü basın toplantısında canlı yayınla kamuoyunun karşısına çıktı.

Bu sefer ne diyeceği merak edilen Öztürk diyeceklerine geçmeden önce (bir bölümü canlı yayına yansıtılmayan)  güzel bir fırça seremonisi yaptı. Kendisini eleştirenlere hakaretler yağdırdı. Oğlumlu-moğlumlu siz kimsiniz peşrevleriyle içini döküp rahatladıktan sonra konuşmasının sakin bölümüne geçti.

Daha önce yaptığı gibi siyasilerden başlayıp, bürokratlara ve zenginlere esip gürlemesi beklenen Sayın Öztürk bu kez ne öyle yaptı ne de bırakır giderim tehditleri savurdu!

Gayet sakin başta Vali Bey olmak üzere Belediye Başkanına güvendiğini, onlar olmasa çoktan istifa edeceğinden bahsederek zenginlere de rica minnet kibar çağrılar yaptı.

Yaşananları gayet normal karşıladığını anlatan Öztürk; “Bu işin doğasında bunlar var zaten. 2 milyonmuş 10 milyonmuş bu paralar spor kulüpleri için büyük paralar değil...” diyerek asıl meselenin insanları gönül hoşluğu ile harekete geçirmek olduğunu söyledi.

Anladığımız kadarıyla daha önce yaptığı gibi tehditlerle kasaya bir şey gelmediğine kanaat getiren Başkan bu sefer gönül hoşluğu ile gelsin stratejisini devreye koydu.

Tabi bu arada kırdığı gönülleri, harcadığı hesapsız kitapsız paraları, onarılması çok zor güven meselesini gözardı ederek!

Sorulması gereken önemli soruları soramayan gazeteci arkadaşların yutkunmaları karşısında gelen bazı sorulara da istediği şekilde cevaplar veren Öztürk; “Kaynak oluşturmak lazım yoksa Elazığspor devamlı bu krizleri yaşar!” derken 4 yıldır bu kaynakları niçin oluşturamadığına ilişkin bir izahat getirmeye hiç yanaşmadı.

“Üzülmez’i bırakmam çok başarılı bir hoca, kendisini seviyoruz” demesinin üzerinden 24 saat geçmeden Üzülmez'in bavulu eline verildi ve şu an eski futbolcumuz olan Teknik Direktör Mehmet Altıparmak’la pazarlıklar sürüyor…

İşte lider Elazığspor’un baş döndüren son birkaç haftasının özeti bu.

******

Sayın Öztürk herkesin merakla beklediği bu toplantıda şunları deseydi 4 senedir harekete geçiremediği mekanizmalar belki harekete geçebilirdi.

- Bakın 4 yıldır ben ve ekibim şunları aldık, şunları sattık ahan hesabı budur.

- Kulübe gelen gelirler bu, giderle de bu.

- Şimdiye kadar cebimden de şu kadar para verdim.

- Şimdi herkesin önünde söz veriyorum, koyduğum temliği kaldırarak kulübün önünü açarım, yeter ki benden daha iyi bu işi yapacak olanlar varsa gelsin.

- Kulübü şartsız teslim ederim, kariyerime önemli bir basamak olan sevdam Elazığspor için verdiğim paralar için yeni temlikler de koymam.

- Gelecek yönetimle anlaşırım ve alacağımı da Elazığspor’u yormadan yavaş yavaş alırım…

Demedi, demez…

O zaman son söz!

Kendine hayran olanlara kimse hayran olmaz ve krizlerden geçinenler olduğu müddetçe bu Elazığspor’da krizlerin sonu gelmez…

******

Aynı günün akşamı bir basın bildirisi kaleme alan Bordo Beyazlı kahramanların açıklamasını da okumanızı tavsiye ederiz…


İŞTE LİNKİ

Adana maçı sonrası orta sahaya bıraktığınız o terli formaların hakkını alamadan evlerinize gittiğiniz için bir Elazığspor taraftarı ve bir Elazığ'lı olarak utanıyoruz ve üzüntülüyüz.

İkinci yarıda Allah kerim!

Aç gezip tok sallanarak bu takımı zirvede tutan siz karakter ve kişilik sahibi fedakâr futbolcularımızı tebrik ederken, eğer ikinci yarıda tekrar hepinizle buluşmak nasip olursa işlerin yoluna girmiş olmasını temenni ediyoruz.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • abdussamet - 09 Ocak 2016 Cumartesi 16:56
    Elazığspor'un darbe üstüne darbe yediği şu günlerde bu yazının önemi dahada anlaşılır oldu. FİFA'nın transfer yasağı meselesi anlaşılan öyle kolay aşılacak bir konu değil. Başkan olacak o zat 4 yıldır tepetepe kullandığı Elazığspor'u bu krizden nasıl çıkaracak ki. Çok zor, birilerinin hesap sorma vakti geldi artık. Elazığlının tek sevinci ve vitrini olan Elazığspor'u batıranlardan hesap sorulması gerekiyor bence.
  • asildur - 31 Aralık 2015 Perşembe 14:55
    Bu adam paraları topladıktan sonra kaçar ahanda buraya yazim. Derdi elazığspor'un başarısı felan değil. Toplasın paraları 1 gün bile durmaz.
DÖVİZ KURLARI
USD 6.7924     EURO 7.4406     IMKB 102649     ALTIN 377,523    
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ELAZIĞ ⇓
İmsak 03:15
Güneş 04:59
Öğle 12:25
İkindi 16:18
Akşam 19:41
Yatsı 21:17